loader image

EVLİLİKTE EVLENME ENGELLERİ NELERDİR?

Bu hafta Mask’ta, Evlenme Ehliyetini incelemiştik. linke tıklayarak yazımıza ulaşabilirsiniz. Bugün ise Evlenmenin Önündeki Evlenme Engellerine, Kesin Evlenme Engellerine ve Kesin Olmayan Evlenme Engellerine göz atacağız.

EVLENME ENGELLERİ

Evlenme, medeni hukuk sisteminde bireylerin özel hayatını ve aile yapısını düzenleyen en önemli müesseselerden biridir. Ancak, evlenme hakkının kullanımı belirli engellere tabi tutulmuştur. Bu engellerin bir kısmı kesin nitelikte olup evlenmeyi tamamen yasaklarken, bazıları ise şartların yerine getirilmesi durumunda ortadan kalkabilmektedir. Bu yazımızda, Türk Medeni Kanunu’na göre evlenme engelleri ele alınacaktır.

1.   KESİN EVLENME ENGELLERİ

Kesin evlenme engelleri, varlığı halinde evlenmeyi mutlak olarak yasaklayan durumlardır. Bu engellerin varlığı, evlenme akdini hukuken geçersiz kılar. Kesin evlenme engelleri arasında hısımlık, kayın hısımlığı, evlatlık ilişkisi ve akıl hastalığı yer almaktadır.

  1. HISIMLIK
  2. Kan Hısımlığı:

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 129. maddesine göre, “Üstsoy ve altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğen arasında evlenme yasaktır.” Bu hüküm, hısımlar arasında belirli derecelere kadar evlenmenin yasaklandığını açıkça belirtir. Üstsoy ve altsoy hısımlıkta, bu yasak derece yönünden sınırsızdır. Yani, bir kimse kendi çocukları, torunları, ebeveynleri ve büyük ebeveynleriyle evlenemez. Bu yasak, kan bağı bulunan kardeşler ve yarım kan kardeşler için de geçerlidir.

Üstsoy ve altsoy arasındaki hısımlık, doğrudan kan bağı olan kişiler arasındaki hısımlığı ifade eder. Bu yasak, genetik hastalıkların önlenmesi ve aile içi cinsel istismarın engellenmesi amacı taşır. Kardeşler arasındaki evlenme yasağı da benzer şekilde aile içi cinsel ilişkilerin önüne geçmeyi hedefler.

Yan soy hısımlığında ise evlenme yasağı üçüncü derece ile sınırlıdır. Bu, kardeşler, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenler arasındaki evlenmeyi kapsar. Bununla birlikte, kardeş çocukları (kuzenler) arasındaki evlenme mümkündür çünkü kuzenler dördüncü derece hısımdır. Yan soy hısımlığı, aile içinde yakın kan bağı nedeniyle ortaya çıkabilecek genetik sorunları ve ahlaki kaygıları önlemeyi amaçlar.

Yan soy hısımlığında evlenme yasağı, toplumsal değerler ve ahlaki normlar çerçevesinde şekillenir. Amca, dayı, hala ve teyze ile yeğen arasındaki evlenme yasağı, aile yapısının korunması ve aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi açısından önemlidir. Bu yasağın ihlali durumunda, evlenme akdi hukuken geçersiz sayılır ve iptal edilebilir.

  • Kayın Hısımlığı:

MK 129/b.2’ye göre, “Kayın hısımlığını meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında evlenme yasaktır.” Bu hüküm, boşanmış ya da dul kalmış bir kişinin, eski eşinin üstsoyu (ebeveynleri) veya altsoyu (çocukları) ile evlenemeyeceğini ifade eder. Bu yasak, aile bağlarının korunması ve aile içi çatışmaların önlenmesi açısından önem taşır.

Kayın hısımlığı, evlilik yoluyla oluşan akrabalık ilişkilerini düzenler. Evlilik sona ermiş olsa dahi, kayın hısımlığı devam eder ve bu hısımlar arasında evlenme yasağı geçerli olur. Bu yasak, aile içi karmaşık ilişkilerin ve olası çatışmaların önlenmesi amacı taşır. Kayın hısımlığı nedeniyle yapılan evlilikler hukuken geçersiz sayılır ve iptal edilebilir.

  • Evlatlık İlişkisi:

TMK 129/b.3’e göre, “Evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasaktır.” Bu hüküm, evlatlık ilişkisi dolayısıyla ortaya çıkan hısımlık nedeniyle evlenmenin yasak olduğunu belirtir. Evlatlık ilişkisi, hukuki olarak gerçek hısımlık gibi kabul edilmekte ve aynı yasaklar uygulanmaktadır. Bu yasak, aile içi cinsel istismar ve çatışmaların önlenmesini amaçlamaktadır.

Evlatlık ilişkisi, hukuki olarak gerçek hısımlık gibi kabul edilir ve evlat edinme yoluyla oluşan hısımlar arasında evlenme yasaktır. Bu yasak, aile yapısının korunması ve aile içi sağlıklı ilişkilerin sürdürülmesi açısından önemlidir. Evlatlık ilişkisi nedeniyle yapılan evlilikler hukuken geçersiz sayılır ve iptal edilebilir.

  • ÖNCEKİ EVLİLİK

TMK 130’a göre, “Yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır.” Bu hüküm, önceki evliliğin sona erdiğine dair mahkeme kararının veya ölüm belgesinin sunulması gerektiğini belirtir. Bu düzenleme, bir kişinin aynı anda birden fazla evlilik yapmasının önlenmesini amaçlar. Ayrıca, önceki evlilik sona ermemişse yeni bir evlilik geçersiz sayılır.

Önceki evliliğin sona erdiğini ispat yükü, evlenmek isteyen kişiye aittir. Bu ispat, genellikle boşanma kararı veya ölüm belgesi ile yapılır. Önceki evlilik sona ermeden yapılan yeni evlilikler hukuken geçersiz sayılır ve iptal edilebilir. Bu düzenleme, aile içi karmaşık ilişkilerin ve hukuki sorunların önlenmesini amaçlar.

Gaiplik: TMK 131’e göre, “Eşi gaip olan kişi, mahkeme kararı ile gaiplik kararı alındıktan sonra evlenebilir.” Gaiplik, bir kişinin uzun süre haber alınamaması ve ölüm tehlikesi altında kaybolması durumunda mahkeme tarafından verilen bir karardır. Gaiplik kararı, evliliğin sona erdiğine dair resmi bir belge niteliğindedir ve gaiplik kararı alınmadan yapılan evlilik geçersizdir.

Gaiplik kararı, bir kişinin ölüm tehlikesi altında kaybolması ve uzun süre haber alınamaması durumunda mahkeme tarafından verilir. Bu karar, kişinin hukuken ölü kabul edilmesini sağlar ve eşinin yeniden evlenmesine imkân tanır. Gaiplik kararı alınmadan yapılan evlilikler hukuken geçersiz sayılır ve iptal edilebilir.

  • AKIL HASTALIĞI

TMK 133’e göre, “Akıl hastaları, evlenmelerine tıbbi sakınca bulunduğu resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler.” Akıl hastalığı, bireyin evlilik birliğini sürdürebilme kapasitesini etkileyen önemli bir faktördür. Bu nedenle, akıl hastalığı bulunan bireylerin evlenebilmesi için, bu hastalığın evlenmeye engel teşkil etmediğini belirten resmi bir sağlık kurulu raporu gerekmektedir. Akıl hastalığı nedeniyle evlenme yasağı, hem bireyin hem de toplumun korunmasını amaçlar.

Akıl hastalığı bulunan bireylerin evlenmesi, evlilik birliğinin sürdürülebilirliği açısından risk taşıyabilir. Bu nedenle, resmi sağlık kurulu raporuyla akıl hastalığının evlenmeye engel olmadığı kanıtlanmadıkça, bu bireylerin evlenmesi yasaklanmıştır. Akıl hastalığı nedeniyle yapılan evlilikler hukuken geçersiz sayılır ve iptal edilebilir.

2.   KESİN OLMAYAN EVLENME ENGELLERİ

Kesin olmayan evlenme engelleri, belirli şartların yerine getirilmesi durumunda ortadan kalkabilen engellerdir. Bu engellerin varlığı, evlenme akdini doğrudan geçersiz kılmaz, ancak şartların sağlanmaması durumunda evlenme geçersiz hale gelebilir.

  1. BEKLEME SÜRESİ

TMK 132/I’e göre, “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.” Bu süre, kadının önceki evliliğinden hamile olup olmadığının belirlenmesi için konulmuştur. Bu bekleme süresi, doğacak çocuğun nesebinin belirlenmesi açısından önemlidir. Ancak, kadının hamile olmadığını resmi bir sağlık raporuyla kanıtlaması durumunda bu süre mahkeme kararıyla kısaltılabilir veya kaldırılabilir.

Bekleme süresi, kadının hamilelik durumunun belirlenmesi ve doğacak çocuğun nesebinin belirlenmesi açısından önem taşır. Bu süre, kadının önceki evliliğinden hamile olup olmadığının anlaşılabilmesi için konulmuştur. Hamile olmadığı tespit edilen kadınlar için bu süre, mahkeme kararıyla kısaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir.

B) BULAŞICI HASTALIKLAR

TMK 123’e göre, bulaşıcı hastalıklar evlenmeye engel teşkil edebilir. Bu, toplum sağlığını koruma amacıyla konulmuş bir düzenlemedir. Ancak, bu hastalıkların tedavi edilmesi ve bulaşıcı özelliğini yitirmesi durumunda evlenme mümkün olabilir. Bu hastalıklar arasında verem, frengi, cüzzam gibi hastalıklar bulunmaktadır. Bulaşıcı hastalıklar nedeniyle evlenme yasağı, toplum sağlığını ve aile içi bulaşma riskini azaltmayı amaçlar.

Bulaşıcı hastalıklar, toplum sağlığı açısından büyük riskler taşır ve bu hastalıkların evlilik yoluyla yayılmasının önlenmesi gereklidir. Bu nedenle, bulaşıcı hastalığı olan bireylerin evlenmesi yasaklanmıştır. Ancak, bu hastalıkların tedavi edilmesi ve bulaşıcı özelliklerinin ortadan kalkması durumunda, bu engel ortadan kalkar ve evlilik mümkün hale gelir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

KAN HISIMLIĞI ENGEL OLUŞTURUR MU?

Evet, Türk Medeni Kanunu’na göre, kan hısımlığı evlenme engelleri arasında yer almaktadır. Bu yasak, kişinin kendi üstsoyu (ebeveyn, büyükanne, büyükbaba), altsoyu (çocuklar, torunlar), kardeşleri, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri ile evlenmesini engeller. Bu yasak, genetik bozuklukların ve aile içi cinsel istismarın önlenmesi amacıyla konulmuştur​.

KAYIN HISIMLIĞI NEDİR VE EVLENMEYE ENGEL MİDİR?

– Kayın hısımlığı, evlilik yoluyla oluşan akrabalık ilişkilerini ifade eder. Boşanma veya eşin ölümü gibi durumlarda bile bu hısımlık devam eder ve eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu (kayınvalide, kayınpeder) veya altsoyu (üvey çocuklar) arasında evlenme yasağı bulunur. Bu yasak, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini amaçlar​.

EVLATLIK İLİŞKİSİ EVLENMEYE ENGEL MİDİR?

– Evet, evlatlık ilişkisi evlenmeye engel teşkil eder. Türk Medeni Kanunu’na göre, evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasaktır. Bu, evlatlık ilişkisi dolayısıyla oluşan hısımlığın gerçek hısımlık gibi kabul edilmesinden kaynaklanır ve aile içi sağlıklı ilişkilerin korunmasını amaçlar​.

AKIL HASTALIĞI EVLENMEYE ENGEL MİDİR? AKIL HASTASI BİRİYLE EVLENEBİLİR MİYİM?

– Akıl hastalığı, evlenmeye engel teşkil eden durumlardan biridir. Türk Medeni Kanunu’na göre, akıl hastaları, evlenmelerine tıbbi sakınca bulunmadığını resmi sağlık kurulu raporuyla kanıtlamadıkça evlenemezler. Bu düzenleme, akıl hastalığı bulunan bireylerin ve evlilik birliğinin korunması amacıyla konulmuştur​.

KOCAM ÖLDÜKTEN SONRA NE ZAMAN EVLENEBİLİRİM? İDDET NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?

– İddet süresi, bir kadının boşanma veya eşinin ölümü sonrası yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken süredir. Boşanma durumunda bu süre üç hayız (adet) dönemi, ölüm durumunda ise dört ay on gündür. İddet süresi, kadının önceki evliliğinden hamile olup olmadığının belirlenmesi amacıyla konulmuştur. Bu süre, kadının hamile olmadığını resmi bir sağlık raporuyla kanıtlaması durumunda mahkeme kararıyla kısaltılabilir veya kaldırılabilir​.

ÇOK EŞLİLİK NEDİR VE NASIL BİR ENGEL TEŞKİL EDER?

Türk Medeni Kanunu’na göre, bir erkek aynı anda birden fazla kadınla evli olamaz. Bu, çok eşliliği yasaklayan bir düzenlemedir. Bu düzenlemenin amacı, evlilikte eşitlik ve adaleti sağlamak, aile içi düzeni korumaktır. Bu kural ihlal edildiğinde yapılan evlilik geçersiz sayılır​.

GAİPLİK KARARI NEDİR VE EVLİLİĞE ETKİSİ NEDİR?

Gaiplik, bir kişinin uzun süre haber alınamaması ve ölüm tehlikesi altında kaybolması durumunda mahkeme tarafından verilen karardır. Gaiplik kararı alınmadan yapılan evlilikler geçersizdir. Bu karar, kişinin hukuken ölü kabul edilmesini sağlar ve eşinin yeniden evlenmesine imkân tanır​.

Bu yazımızda, Evlenme Engelleri Nelerdir? Kesin Evlenme Engelleri Nelerdir? Kesin Olmayan Evlenme Engelleri Nelerdir? Hısımlar Arası Evlilik Durumları Nasıldır? Önceki Evliliğin Yeni Evliliğe Olan Etkisi Nasıldır? Bulaşıcı Hastalıkların Evliliğe Etkisi Nedir? sorularına cevap verdik. Her ne kadar detaylı bilgi aktarılmış olsa da bu konuda bir sorun yaşamanız halinde bir BOŞANMA AVUKATINA danışmanız haklarınızın korunması açısından kritik rol oynayacaktır. Detaylı Bilgi ve Danışmak İçin Bizimle İletişime Geçebilirsiniz!