loader image

NİŞANLANMANIN GEÇERLİLİK ŞARTLARI NELERDİR?

Bu Hafta Mask’ta, Nişanlanmanın Geçerlilik Şartları Nedir? Nişanlılık Nasıl Meydana Gelir? Nişanlanmanın Kurucu Unsurları Nelerdir? Sorularına cevap vermiştik. linke tıklayarak o yazımıza ulaşabilirsiniz. Bugün ise Nişanlanmanın Geçerlilik Şartlarına, Hükümsüzlük konusuna ve Nişanlanmanın Şart ve Süreye Bağlanması durumlarına göz atacağız.

1.C. NİŞANLANMANIN GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE HÜKÜMSÜZLÜĞÜ

Daha önceki makalelerimizden bilineceği üzere Nişanlanmanın Kurucu Unsurlarında şekil şartı aranmasa da şekil olarak hayatın olağan akışında somutlaştırılmaması halinde, bundan doğan herhangi bir hukuki sorumluluk bulunmamaktadır.

Nihayet Nişanlanmanın Geçerlilik Şartları için de, Kurucu Unsurlarda olduğu gibi, herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Ancak Geçerlilik Şartlarında dikkat edilmesi gereken sonuç odur ki; şekil şartlarının hayatın olağan akışında somutlaştırılmaması ya da dikkat edilmemesi halinde birtakım hukuki sonuç doğmaktadır. Bu sonuç da Hükümsüzlüktür. Yani Geçerlilik Şartlarının birinin ya da birkaçının bulunmaması, Nişanlanmanın Hükümsüzlüğüne yol açar.

  1. TARAFLARIN EHİL OLMASI

Burada incelenmesi gerekilen husus Tam Ehliyetlilerin, Tam Ehliyetsizlerin ve Sınırlı Ehliyetsizlerin nişanlanmadaki durumlarıdır.

a.1.) Tam Ehliyetliler TMK m. 10 gereği, diğer hukuki işlemlerinde olduğu gibi nişanlanabilirler.

a.2.) Tam Ehliyetsizler (Ayırt Etme Gücüne Sahip Olmayanlar), TMK m. 15 gereği yapacakları nişanlanma kesin hükümsüz olacaktır.

Nişanlanma, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu sebeple tam ehliyetsizlerin, yasal temsilcileri aracılığıyla da nişanlanmaları mümkün değildir. Kaldı ki, tam ehliyetsiz bir kişi, evlenemeyeceği için de nişanlanması hükümsüz olacaktır.

a.3.) Sınırlı Ehliyetsizler (Ayırt Etme Gücüne Sahip Küçük ve Kısıtlı) için, TMK m. 16 gereği, nişanlanmanın kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olmasından sebeple bu hakkın kullanılmasında yasal temsilcisinin rızasına bağlı kalmayacağı, böylece nişanlanabileceği genel görüş olarak yer almaktadır.

Bu düşünceyle beraber doktrinde, Sınırlı Ehliyetsiz kişi, nişanlanmanın mali sonuçları itibariyle sorumluluk bakımından yasal temsilcisinin muvafakatinin arandığı kanaati yerleşmiştir.

Yani sınırlı ehliyetsizin, yasal temsilcisinin rızası olmadan yaptığı nişanlanmanın geçerli olduğu ve nişanlısına karşı sadakat yükümlülüğünün bulunduğu, fakat sınırlı ehliyetsiz nişanın bozulmasına sebep olursa bunun mali sonuçları ile bağlı olmayacağı görüşü hakimdir. Bu sebeple sınırlı ehliyetsiz sadakate aykırı davranması halinde diğer nişanlı haklı sebeple nişanı bozabilir.

  • NİŞANLANMANIN EMREDİCİ HUKUK KURALLARINA, AHLAKA VE ADABA AYKIRI OLMAMASI VE EVLENMENİN İMKANSIZ OLMAMASI

b.1) Evlenme engeli olan hısımlığın, evlenmeye engel olan akıl hastalığının varlığı, evlatlık ilişkisinin bulunması, mevcut bir evliliğin nişanlanmaya engel teşkil etmesi gibi durumlarda kesin hükümsüzdür.

Yukarıda sayılan durumlarda ve kesin evlenme engeli olan durumların kesin hükümsüz sayılmasındaki sebep, nişan sözleşmesinin konusunu teşkil eden evlenme vaadinin yerine getirilmesindeki imkansızlıklar ile bu vaadin kanuna, ahlaka ve adaba aykırı olmasıdır.

b.2) Bir kimsenin aynı anda iki kişiyle nişanlı olması, iki nişanlılığı birlikte yürütmek üzere ikinci defa nişanlanması, ahlaka aykırılık sebebiyle kesin hükümsüzdür.

  • MUVAZAALI (DANIŞIKLI) NİŞANLANMALAR

Gerçekte nişanlı olmadıkları halde, bir erkekle bir kadının nişanlanmış olduklarını açıklamaları, kendilerini nişanlı gibi göstermeleri çeşitli sebeplere dayanabilir. Bu tarz nişanlanmalar kesin hükümsüzdür.

  • İRADE BEYANINDAKİ SAKATLIKLAR

Burada esaslı olan irade beyanındaki sakatlığın her iki taraf açısından da farkında olunması halidir. Zihni kayıtla veya latife beyanıyla yapılan nişanlanmalarda, tarafların rızası (bundan haberi olmaması) bulunmaması ve karşı tarafın nişanlılığı ciddiye alması halinde nişanlanma gerçekleşir ve hukuki sonuç doğurur.

Yani irade beyanı, yanılma, aldatma ya da korkutma ile sakat olan tarafın irade sakatlığına nişanı bozmak için haklı bir sebep olarak dayanabileceğini kabul etmektedir. Böylece nişanı bozma imkânı doğar. Bu tarz durumların hangi hallerde nişanı bozmak için haklı sebep sayılacağı, her somut olayda kendi şartlarına göre değerlendirilmelidir.

1.D. NİŞANLANMANIN ŞARTA YA DA SÜREYE BAĞLANMASI

Geçerlilik şartlarını taşıyan bir nişanlanmanın şarta bağlı ya da bir zaman belirterek yapılması mümkündür.

  1. ŞART

Taraflar nişanlılık için şart kararlaştırabilirler. Kararlaştırılan şartın geciktirici ya da bozucu olması mümkündür. Ancak kararlaştırılan şartın ahlaka, adaba ve kişilik haklarına aykırı olması halinde şart geçerli olmaz. Nitekim bazı yazarlar, sırf iradi bir bozucu şartın, nişanlanmanın niteliği ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle bu tarz bir şartın kararlaştırılamayacağı görüşündedirler.

  • ZAMAN

Nişanlananların, nişanlılık hallerinin ileri bir tarihte başlamasını kararlaştırmalarında hukuken bir engel bulunmamaktadır. Ancak kararlaştırılan tarihe kadar taraflar nişanlı olmayacakları için herhangi bir yükümlülükleri bulunmayacaktır. Ayrıca bu tarihten önce taraflar nişanlanmaktan vazgeçmeleri halinde nişanı bozma hükümleri ve mali sonuçlarıyla ilgili herhangi bir sorumlulukları da bulunmayacaktır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

NİŞANLANMANIN GEÇERLİLİK ŞARTLARI NELERDİR?

– Nişanlanmanın geçerlilik durumunun incelendiği 4 tane şart vardır. Bunlar:

            – Tarafların Nişanlanma Ehliyetinin Bulunması,

– Nişanlanmanın Emredici Hukuk Kurallarına, Ahlak ve Adaba Aykırı Olmaması ve Evlenmenin İmkânsız Olmaması,

– Nişanlanmanın Muvazaalı (Danışıklı) Olmaması,

– Nişanlanma Vaadindeki İradede Sakatlık Bulunmaması.

NİŞANLANMANIN GEÇERLİLİK ŞARTLARINDA EKSİKLİK BULUNMASI HALİNDE NE GİBİ SONUÇLAR DOĞAR?

– Nişanlanmanın Geçerlilik Şartlarında bir veya birkaç eksiklik bulunması halinde ortaya çıkacak sonuç kesin hükümsüzlüktür. Bu da nişanlanmanın geçersiz hale gelmesini doğuracaktır.

SARHOŞKEN YAPILAN NİŞANLANMA GEÇERLİ MİDİR?

– Ayırt etme gücü geçici olarak bulunmayan kişi, sonradan ayırt etme gücüne sahip olunca nişanlanmayı kabul etmesi halinde nişanlanma, kabul ettiği anda vücut bulur. Ancak ayırt etme gücü yokken yaptığı nişanlanma, geriye yönelik geçerli hale gelmez. Nitekim böyle bir durumun bulunmadığı halde, ayırt etme gücünün bulunmadığı zamanda yapılan nişanlanma zaten kesin hükümsüzdür. Bu durumdan dönülmesi için ayrıca irade beyan etmesine gerek yoktur.

TAM EHLİYETİ BULUNAN BİR KİŞİ, SINIRLI EHLİYETSİZ BİRİYLE NİŞANLANABİLİR Mİ?

– Tam ehliyetli kişi, nişanlanma ile (gerek kişisel gerek mali sonuçlar bakımında) bağlıdır. Diğer tarafın ehliyetsizliğini bilmemesi ya da bilerek nişanlanması bu sonucu değiştirmez. Ancak tam ehliyetli kişi, bu konuda yanılmışsa, karşı tarafça bu durumdan aldanmışsa nişanın bozulması için haklı bir sebep oluşacağından nişanı bozabilir. Bu durumda sınırlı ehliyetsiz taraf, karşı tarafa vermiş olduğu zararları tazmin etmek zorunda kalır.

15 – 18 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUĞA, BABASININ NİŞAN İÇİN İZİN VERMEMESİ DURUMUNDA NE OLUR?

– Karşı taraf, ister bu durumu başta bilsin ister sonrasında, sınırlı ehliyetsizin babasından (yasal temsilcisinden ya da vasisinden) nişanlanmaya uygun bir süre içinde izin veya icazet vermesini isteyebilir. Nişanlanma ancak bu izinle gerçekleşir. İzin verilmemesi halinde karşı taraf nişanı bozma imkânı elde eder. Nişanlanma hükümsüz olur.

BABAM NİŞANLANMAMA İZİN VERMİYOR. NİŞANLANABİLİR MİYİM?

– Bu durum iki şekilde incelenebilir.

Tam Ehliyetli birinin ayırt etme gücü yerinde ve kısıtlı olmaması sebebiyle ailesinden veya vasisi olarak bulunan birinden nişanlanma için izin almasına gerek yoktur. Ancak Sınırlı Ehliyetsiz kişinin yasal temsilcisi ya da vasisi bulunduğundan nişanlanma için izin alması gerekmektedir.

Somut olayda kişi Nişanlanabilmek için babasından izin almak zorundadır. Babası izin vermediği takdirde, ancak TMK m. 461’e göre sulh mahkemesine şikâyet edebilir ve haklı görülmesi halinde kendisine atanacak olan kayyım nişanlanmaya izin verebilir.

AYNI ANDA İKİ KİŞİYLE NİŞANLI OLABİLİR MİYİM?

– Burada bir ayrım yapılması gerekmektedir.

Nişanlı iken ikinci kez nişanlanan kişi, bu davranışı ile birinci nişanı bozmak istemişse, özellikle de bunu sözleri ve davranışlarıyla açıklamışsa, aynı anda iki nişanlılık söz konusu olmaz. Birinci nişan ikinci nişanın başlaması sebebiyle sona erdirilmiştir.

Bir kişi aynı zamanda iki nişanlılığı yürütmek üzere ikinci defa nişanlanmışsa, ikinci nişanlanma ahlaka aykırılık sebebiyle geçersiz olacaktır.

SEVGİLİM CİNSEL MÜNASEBETTE BULUNULMASI HALİNDE NİŞANLANACAĞINI SÖYLÜYOR. BU NİŞANLANMA GEÇERLİ MİDİR?

– Nişanlanmak için taraflar birtakım şartlar kararlaştırabilirler. Bunda hukuka aykırı bir durum yoktur. Ancak tarafların kararlaştırmış oldukları şartlar, ahlaka, adaba ve kişilik haklarına aykırı olmaması gerekir. Aksi takdirde nişanlanma hükümsüz olur.

Somut olayda, nişanlanmak için cinsel münasebete girme zorunluluğu/şartı koyulması nişanlanma için geçerli bir şart olmayacak olup nişan kesin hükümsüz olacaktır.

Bu yazımızda, Nişanlanmada Geçerlilik Şartları Nelerdir? Geçerlilik Şartlarında Eksiklik Olması Halinde Ne Olur? Nişanlanma Hangi Hallerde Hükümsüz Olur? 18 Yaşından Küçükler Nişanlanabilirler mi? Aynı Anda İki Kişiyle Nişanlı Olunabilir mi? Nişanlanma Şarta Bağlanabilir mi? Nişanlanma İleri Bir Tarihte Geçerli Olacak Şekilde Gerçekleşebilir mi? sorularına cevap verdik. Her ne kadar detaylı bilgi aktarılmış olsa da Nişanlılık konusunda bir sorun yaşamanız halinde bir BOŞANMA AVUKATINA danışmanız haklarınızın korunması açısından kritik rol oynayacaktır. Detaylı Bilgi ve Danışmak İçin Bizimle İletişime Geçebilirsiniz!

İlgili Yazılar İçin: